Mutlaka Edirne ilini görmelisin dediler ben de hazır havalar ısınmaya başlamışken; merakımı uyandıran bu şehre doğru rotamı çevirmeye karar verdim. Akşam saatleri idi Edirne’ye varışım. Hem yol yorgunluğu atayım hem de biraz dinleneyim dedim ve önüme çıkan ilk pansiyona balıklama daldım. Edirne’de gezilecek yerler nereler diye bakınırken Edirne Şehir Rehberi’ni turizm ofisinden aldım.

Üstümü değişip, duşumu aldıktan sonra karnımın acıktığını hissettim. Size şunu söylemek istiyorum; Edirne’ ye gittiğinizde mutlaka ciğer sarmanın tadına bakmalısınız. Nasıl yapıyorlar bilmiyorum ama hakkını verdikleri kesin. Sakatatı çok sevmeme rağmen, tadı hala damağımda. Bazen aklıma geldiğinde ağzımın sulandığını söyleyebilirim.

Karnımı doyurup çayımı içerken; Ciğerci Niyazi Usta ile tatlı bir sohbete koyulduk. Gezgin olduğumu öğrenince; bana yöre hakkında kısa bilgiler vermeye başladı. Camileri, kervansarayları, hamamları, arastası ile Osmanlı tarihinin izlerini taşıyan şehir; İbrice koyu ve sahilleri ile insanı adeta büyülüyor.

Edirne İlçeleri

Keşan Havsa Uzunköprü
İpsala Süloğlu Lalapaşa
Enez Meriç

Enez Kalesi

enez kalesi

Keşan’a uğradığım zaman adını aldığı Enez ilçesinde yer alan Enez Kalesi hemen dikkatimi çekti. Bir tepenin üzerinde yer alan kale; hikâyelerle dolu tarihi ile adeta selam vererek kucak açıyor. Zaman içinde harap olsa da hala günümüze kadar gelmeyi başaran kale Bizans dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahip.  Tarihe merakı olmayanların bile ilgisini çekecek bir kapsama sahip olan Enez Kalesi; ister istemez tarihte kısa bir kısa yolculuk yaptırdı.

Hıdırlık Tabyası

Hıdırlık Tabyası

Balkan savaşlarını okurken Hıdırlık Tabyasının adını Müdafi Şükrü Paşa’nın karargâh olarak kullandığı yer olarak duymuştum. Edirne savunmasında oynadığı önemli rolü biliyordum. Bu nedenle olsa gerek; Hıdırlık Tabyasını gezerken çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Edirne iline yapacağınız ziyaret sırasında mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

Rüstem Paşa Kervansarayı

Rüstem Paşa Kervansarayı

Mimar Sinan imzasını taşıyan Rüstem Paşa Kervansarayı gerçekten de; Osmanlı mimarisinin günümüze kadar gelen en güzel örnekleri arasında yer alıyor.  Kervansaraydan içeri girdiğimde karşıma ilk olarak dikdörtgen şeklinde kocaman bir avlu çıktı. Otel olarak hizmet veren Rüstem Paşa Kervansarayının aynı zamanda Ağa Han Mimarlık ödülüne de sahip olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Edirne merkezinde bulunan bu muhteşem yapıyı mutlaka görmenizi tavsiye ediyorum.

Sweti George Bulgar Kilisesi

Sweti George Bulgar Kilisesi

1980 senesinde yapılan kilise; yöre halkı tarafından Bulgar kilisesi olarak adlandırılıyor. İbadete açık olan Sweti George Bulgar Kilisesine saat 09:00’da gittiğim için bir saat beklemek zorunda kaldım. Sizin de benim gibi erken gidip beklemenizi önlemek için ufak bir tüyo vereyim Sweti George Bulgar Kilisesi sabah saat 10:00’da ziyarete açılıyor.

Meriç Köprüsü

Meriç Köprüsü

Uzun seneler boyunca Osmanlı İmparatorluğuna başkent olan; yurdumuzun Avrupa’ya açılan önemli bir noktasında yer alan Edirne; tarihe hakkını vererek; o zamandan kalan eserleri günümüze kadar çok fazla bozulmadan taşımayı başarmış. Abdülmecit zamanına kadar uzanan bir tarihe sahip olan köprü; kelimenin tam anlamıyla muhteşem. O zamanın şartları düşünüldüğünde; on üçayak üzerine kurulmuş iki yüz atmış üç metre uzunluğunda, on iki sivri kemeri bulunan Meriç köprüsüne hayran olmamak elde değil. Edirne ilinin simgesi durumunda olan köprü; yöre halkıyla yaptığım sohbet sırasında bana ilk olarak gezmemi önerdikleri yer olarak belirtilmişti.

Hacı Adil Bey Çeşmesi

Hacı Adil Bey Çeşmesi

Meriç köprüsüne yaptığım ziyarette köprünün sonunda barok tarzında bir mimariye sahip olan etkileyici bir çeşme gördüm. Hacı Adil Bey Çeşmesi olarak bilinen bu tarihi yapı; 1904 senesinde o zamanların Edirne valisi Hacı Adil Bey tarafından yaptırıldığı için, Hacı Adil Bey Çeşmesi adını almış. Gezi sırasında sohbet ettiğim Hasibe Teyzenin anlattığına göre çeşme; o zamanlar Bulgar eşkıyaların yakalayıp şehit ettiği bir anne ile oğlunun anısına yapılmış.

Beyazıd Köprüsü

Beyazıd Köprüsü

Edirne halkı arasında arasında Yalnızgöz Köprüsü olarak da anılan yetmiş sekiz metre uzunluğa sahip olan Beyazıd Köprüsü bu ilin en görkemli köprülerinden biri olması nedeniyle bayağı ilgimi çekti. Yaptığım araştırmalara göre 1488 senesinde inşa edilen köprü; Mimar Hayrettin imzasını taşımakta.

Edirne Büyük Sinagogu

Edirne Büyük Sinagogu

Seferad Cemaati tarafından yaptırılan sinagog; Avrupa’da en büyük sinagog olmasının yanında dünya genelinde de en büyük üçüncü sinagog olarak ün yapmış. Bugün hala kullanılmakta olan bu mükemmel yapı 1842 senesinde inşa edilmiş.

Selimiye Cami

Selimiye Cami

Osmanlı İmparatorluğuna uzun seneler boyunca başkent olduğu için sanırım; Edirne ilinde birçok tarihi cami ile karşılaştım. Edirne denildiğinde Selimiye Cami, ilk olarak aklıma gelen şeylerden biriydi. Camiyi gördükten sonra size şunu söylemek istiyorum; Osmanlı mimarisinin en görkemli örneklerinden biri Selimiye Cami. Mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.

1568 senesinde inşasına başlanmış olan cami Mimar Sinan tarafından ustalık eserim diye bahsedilen en önemli yapıtı. Mermer ve taş işçiliği mükemmel bir şekilde kullanılan Selimiye Cami; sekiz dayanaklı bir projeye sahip. Ahşap sedef işçiliği göz kamaştırıyor. Caminin dışında bulunan avluda; Darül-ü hadis, Farül’ü Kur’a ve Darül’ü Sübyan olarak isimlendirilen üç ayrı yapı var. Edirne’ye yolunuz düşerse Selimiye Camisini mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Eski Cami

Eski Cami

Edirne ilinin en önemli camileri arasında yerini ala Eski Cami; il merkezinde bulunmakta. Kolay bir ulaşıma sahip olan camiye yürüyerek gittim. Caminin yan kapısının üzerinde bir kitabe var. Bu kitabede Caminin inşasına; Kanunu Sultan Süleyman zamanında 1403 senesinde başlanmış; Mehmet Çelebi döneminde 1414 senesinde tamamlanmış. İnce bir işçiliğe sahip olan Eski Cami kesinlikle etkileyici bir tasarıma sahip.

Üç Şerefeli Cami

yazı içerik görseli Recovered

İslam dünyasının en önemli camilerinden biri olarak kabul edilen Üç Şerefeli Cami;  II. Murat tarafından inşa ettirilmiş. Çok kubbeli camilerden tek kubbeli camiye geçişin en iyi örnekleri arasında yer alan Üç Şerefeli Cami; renkleri ve işçiliği ile hayranlık uyandırıyor.

Muradiye Camii

Muradiye Camii

Sultan II. Murat zamanında inşa edilen caminin üzerinde herhangi bir şekilde kitabe bulunmamakta. Bu nedenle mimarı hakkında kesin bir bilgi yok. Muradiye mahallesinde bulunan cami; harika bir çini işçiliğine sahip.

Selimiye Arastası

Selimiye Arastası

Hala hizmet vermeye devam eden Selimiye arastırası; III. Murat zamanında; Selimiye Camisine gelir sağlaması amacıyla inşa ettirilmiş. 256 metre uzunluğunda bulunan arastada yetmiş üç kemer yer alan bu büyük yapı Davut Ağa imzasını taşımakta. Edirne seyahatim sırasında; dost ve arkadaşlarıma götürmek istediğim hediyelik eşyaları Selimiye Arastasından aldım. İçinde bulunan dükkânlarda kıyafetten, hediyelik eşyalara kadar akla gelen her şey satılıyor.

Adalet Kasrı

Adalet Kasrı

Edirne Sarayiçi semtini gezerken beni en çok etkileyen yapılardan biri de Adalet Kasrı oldu. Edirne Sarayı’nda günümüze kadar gelmeyi başaran tek bölümü olan Adalet Kasrı; Kanunu Sultan Süleyman’ın tarihte yer alan önemli kanunları oluşturduğu yapı.

Edirne Kent Ormanı

Edirne Kent Ormanı

Şimdiye kadar size hep gezdiğim tarihi eserlerden, camilerden bahsettim. Oysaki; Edirne ilinin doğal yapısı da beni oldukça etkiledi. Tabiata aşık biri olmamdan olsa gerek; Edirne Kent Ormanına bayıldığımı söyleyebilirim. Ülkemizde bulunan en büyük yeşil alanlar arasında adından sıklıkla söz ettiren Edirne Kent Ormanı; Meriç Irmağı kıyı kesiminde bulunan Karaağaç Mahallesinde.  Edirne gezisi boyunca iki gün boyunca kahvaltımı Edirne Kent Ormanlarında yaptım. Güzel bir kahvaltı ve arkasından bir çok ağaç çeşidinin yer aldığı ormanda keyifli bir yürüyüşle güne başlamak harika bir duygu.

Edirne Plajları

edirne plajlari

Edirne iline yaz aylarında geldiyseniz, bide deniz ve güneşi seviyorsanız; tatilinizi uzatın derim. Enez ve Yayla sahili; Erikli plajı ve İbrice Koyu; mükemmel bir denize ve harika bir kumsala sahip. Ben maalesef yaz sezonuna denk gelemediğim için deniz ve güneşten yararlanamadım. Ama Enez sahiline inerek; balıkçı motorlarının düzenlediği turlara katılma fırsatı buldum. Edirne’deki son günümde Keşan ilçesine bağlı olan Erikliye uğradım. Gece Uzaktan Yunanistan ışıklarını görebileceğiniz Erikli; berrak denizi ile kocaman bir akvaryum havasında. Kesinlikle görmenizi tavsiye ettiğim yerler arasında.

Leave a Reply