Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yer

Gümüşhane'de Görmeniz Gereken 5 Yer
Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yer

Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yer

Belki birçoğumuzun harita üzerinde yerini bile bulamayacağı Gümüşhane, ne kadar dağlık bir bozkır gibi gözükse de içinde sayısız güzelliği saklıyor. “Soğuk ama girince alışıyorsun.” Gümüşhane de tam olarak böyle bir yer, gezip gördükçe seviyorsunuz. Bu yazımda size Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yer hakkında bilgi vereyim.

Örümcek Ormanları

Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yerden ilki Örümcek Ormanları. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan Örümcek Ormanları ilçe merkezine 17 km uzakta. Gümüşhane merkezden yola çıkıp Kürtün’e gelirken hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken kıvrımlı virajlardan geçerek Örümcek Ormanlarına geldim. Ormana girerken boyut değiştiriyormuşum gibi hissettim. Upuzun ağaçların oluşturduğu kocaman bir labirentin içinde hırçın akan derelerin sesiyle muhteşem bir yürüyüş yapabildiğim için çok şanslıyım. Bu orman yürüyüş yapmak ve fotoğraf çekmek için biçilmiş kaftan. Buradaki görevli ormanın 1998 yılından beri koruma altında olduğunu söyledi. 2630 dekarlık bir alan kaplayan ormanda Kafkaslar ve Avrupa’nın en uzun ve geniş ladin ve köknar ağaçları bulunuyor. Yaş ortalaması 417 olan olan ağaçların böylesine dik ve asil duruşu 4 asırlık tarihe şahitlik etmenin haklı gururundan olsa gerek.
Benzersiz güzellikteki bu orman Tabiatı Koruma Alanı statüsü ile koruma altına alınmış. Ormanda Tabiat Anıtı olarak belirlenen dörder tane köknar ve ladin bulunuyor. Ormanda bulunan bazı ağaç türleri: Sakallı Kızılağaçlar, Doğu Ladinleri, Doğu Kayınları, Doğu Karadeniz Köknarları…
Örümcek Ormanları
Örümcek Ormanları

Karaca Mağarası

Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yerden ikincisi: Karaca Mağarası. Bu yolculuğumda yerli halkın “Yeraltı Sarayı” olarak adlandırdığı, Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bulunan Cebeci Köyü sınırlarındaki Karaca Mağarasına gidiyorum. Yol çift şerit ve asfalt olduğu için yolculuğum oldukça rahat geçti. Mağaraya yakın bir yerde otopark var, aracımı oraya bırakıp biraz yokuş çıktıktan sonra mağaraya ulaştım. Bu yokuş sizi korkutmasın, kesinlikle göreceğiniz muhteşem manzaraya değecek. Giriş ücretli. Mağara girişindeki insanlardan duyduğuma göre burayı bir çoban tesadüfen keşfetmiş.

İçeriye girdiğimde karşılaştığım manzara büyüleyiciydi. Nereye baksam bir resim sergisinde bulunduğum izlenimine kapıldım. Mağarada erimiş demir ve magnezyumun oluşturduğu birbirinden farklı birçok şekli görme fırsatı buldum: org desenli duvarlar, travertenler, mağara incileri, mağara çiçekleri, fil kulakları dikit ve sarkıtlar… Fonda çalan müzikle ortamın gizemli etkisi daha da artıyor. Mağara yatay olarak büyüyor ve 4 ayrı salonun birbirine bağlanmasıyla oluşuyor. Tavan yüksekliği 18 metre, girişten son kısma kadar da 105 metre. Doğanın mucizelerle dolu olduğunun kanıtlarından biri de yine Karaca Mağarası. Mağara, doğal klima özelliğine sahip olup özellikle astım hastaları için inanılmaz rahat bir ortam oluşturuyor. Burası sadece Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yerden biri değil ülkemizde de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.

Karaca Mağarası
Karaca Mağarası

Zigana Kayak Merkezi

Yıllardır acaba Trabzon’da mı yoksa Gümüşhane’de mi diye çözemediğim Zigana’ya, Gümüşhane’den Trabzon’a doğru giderken Zigana Tünelini geçtikten sonra ulaştım. Yol gayet iyi ve sakin, bir problem yaşamadım. Rakımın zaten yüksek olduğu Gümüşhane’den sonra 2032 metredeki Zigana’ya çıkmak bi’ başımı döndürmedi değil.

Karadeniz Bölgesi’nde kış turizminin kalbi olan Zigana Kayak Merkezi kış aylarında kayak turizmine, yaz aylarında da çim kayağına ev sahipliği yapıyor. Hem nemli havanın hem karasal iklim havasının bir arada olduğu Zigana Dağı’nın çok büyük bir bölümü ihtişamlı ormanlarla kaplı, şahsen ben bir noktada durup saatlerce bu manzarayı izlemek istedim.

Doğayla bütünleşen bu kayak merkezinde hem yerli hem yabancı birçok turist var. Kayak malzemelerinizi yanınızda getirmediyseniz kayak malzemeleri alabileceğiniz bir yer veee en önemlisi benim gibi poşetle kaymaktan fazlasını yapmayanlardansanız kayak dersi veren profesyonel eğitmenler de var. Orta ve zor olmak üzere iki adet kayak pisti bulunuyor. Kayak merkezinin uzunluğu 661 metre, kar kalınlığı da 100-150 cm arasında değişiyor. Kayak sezonu ocak ayında başlayıp mart sonuna kadar devam ediyormuş.

Gün içerisinde kayak yapmaya çalışmak beni oldukça yorduğu için buradaki otelde konaklamaya karar verdim. Sıcak bir duş alıp akşama da canlı müzik dinlemek günün tüm yorgunluğunu aldı diyebilirim. Buranın en güzel yanı da hem Trabzon’a hem de Gümüşhane’ye yakın olması.

Zigana Kayak Merkezi
Zigana Kayak Merkezi

Santa Harabeleri

Santa Harabelerine ulaşmak için Yağmurdere Köyü yönündeki Taşköprü Yaylasına doğru yola çıktım. Taşköprü Yaylasına geldiğimde yolu bulmak daha kolay oldu çünkü birçok yerde Santa Harabeleri tabelaları var. Açıkçası harabelerin olduğu yere varınca biraz şaşırdım, ben birkaç yapıdan oluşan bir yer bekliyordum ama burası oldukça büyük bir yer. Fatih Dönemi’nde fethedilen bölge, yıllar önce 9 ayrı mahalleden oluşurken şimdilerle 7 mahalle kalmış. İşhanlı (Ischananton), Binatlı (Pinatanton), Piştoflu (Pistofanton), Terzili (Terzanton), Çakallı (Tsakalanton), Zurnacılı (Zournatsanton) ve Sincanlı-Kozlu (Kozlaranton) adındaki 7 mahallede 300’den fazla ev olduğu tahmin ediliyor.

Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak belirlenen Santa bölgesi, Doğu Karadeniz’de Hristiyanlar için Sümela Manastırı ve Ayasofya Müzesi‘nden sonra geliyor ancak bunu yeterince bilen yok. Bana kalırsa Gümüşhane, Trabzon’un arkasında kalmanın dezavantajını yaşıyor. Hem Türkler hem de Rumlar için büyük ölçüde önem arz etmesine rağmen yeterince bilinmiyor.

Santa bölgesinde yaşayan insanlar, bu havzadan çıkan kurşun, demir ve gümüşü verimli bir şekilde işleyerek ekonomilerini büyütmüşler. Bu sayede bölge ticari, kültürel ve dini açıdan oldukça gelişmiş. Santa bölgesinde demircilik ve gümüşçülük en önemli sanat dallarında biri haline gelmiş. Osmanlı Dönemi’nde buradaki madencilerin ihtiyaçlarının karşılanması ve birçok vergiden muaf tutulmaları bu bölgenin yoğun göç almasını sağlamış. 1923 yılına kadar ciddi bir madenci yerleşimi olan Santa nüfus mübadelesi sonucu boşaltılmış. Boş kalan evlere de çevre köylerden insanlar gelip yerleşmişler.

Bölgenin tamamını gezemedim ama gezdiğim yerlerde taştan yapılmış tek katlı evler vardı. Bu evlerin birçoğu yıkılmış, kalanlar da yıkılmaya yüz tutmuş. Yine yolculuk sırasında öğrendiğime göre her mahallede Rum sivil mimarisine göre yapılmış bir kilise ve çeşme varmış.  Eğer yolunuz buralara düşerse ya da gelmek isterseniz Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yerden biri mutlaka Santa Harabeleri olsun.

Santa Harabeleri
Santa Harabeleri

Kadırga Yaylası

Gümüşhane’de Görmeniz Gereken 5 Yerden sonuncu olan Kadırga Yaylasındayız. Karadeniz’in en güzel yanlarından bir tanesi de yaylacılık kültürü. Bu gezimde sadece yayla şenliğine katılmak için Gümüşhane’ye geldim. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan Kadırga Yaylası, Zigana Dağı’nın doğu kısmında bulunuyor. Kadırga Yaylası Şenliği, Gümüşhane-Trabzon sınırında yapılıyor. Kadırga’nın Rumca olan eski adı da Eskala’ymış.

Sabah erkenden yola çıktım ama yol benim gibi erkenden varmak isteyenlerle doluydu. Zaten bu şenliğin olayı da buymuş. Köylerdeki insanlar sabahları erken saatlerde kalkıp kemençe ve horon eşliğinde yola çıkar, yaylaya varınca da çeşit çeşit yemekler yiyip oyunlar oynandıktan sonra da akşamları köye dönerlermiş. Çeşit çeşit oyun dediysem de bunlar tamamen horon çeşitleri yani en azından ben komple horona denk geldim. Eğer düzgün horon oynayamazsanız horon halkasından kibar bir şekilde kovulabiliyorsunuz. İnsanlar çok sıcak kanlı ve içtenler, dışarıdan gelen bir yabancı olduğunuzu anladıklarında size yardım etmek ve bir şeyler ikram etmek için adeta yarışıyorlar.

Etrafta dolaşan kırmızı yanaklı yayla çocuklarının neşesi görmeye değer. Buradaki insanların neredeyse tamamı bu şenliğe özel yöresel kıyafetler giyiyor. Sabah güneşli olan havanın yerini akşamüstü sis ve hafif çise aldı ama insanlar buna aldırmadan eğlencelerine devam ettiler. Kadırga Yaylası Şenliği, temmuz ayının son iki haftasıyla ağustos ayının ilk haftası düzenleniyormuş. Bu şenlik “Otçular Yayla Şenliği” olarak da biliniyor. Şenliğe Trabzon’un ve Gümüşhane’nin ilçelerinden birçok insan katılıyormuş.

Kadırga Yaylası
Kadırga Yaylası

Doğu Karadeniz’e yolunuz düşerse uğramanız gereken yerlerden bir tanesi de artık şüphesiz Gümüşhane. Gelirken ön yargıyla geldiğim ama dönerken mutlu döndüğüm bir yer oldu bu şehir. Seyahatiniz sırasında yol kenarlarında en çok göreceğiniz şey Gümüşhane’nin meşhur Pestil-Kömesini satan yerler olacaktır. Mutlaka denemelisiniz muhteşem bir şey. Gümüşhane’de Gezebileceğiniz 5 Yer adlı bu yazımdan sonra Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yer adlı yazımı da bakabilirsiniz. Bir sonraki macerada görüşmek dileğiyle…

Leave a Reply