Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yer

Ordu'da Gezebileceğiniz 5 Yer
Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yer

Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yer

Ordu, eski adıyla Cotyora tarihin en eski yerleşim yerlerinden biri. Şehrin ortasından geçen Melet Irmağı, Orta ve Doğu Karadeniz’i birbirinden ayırıyor. Karadeniz’in en güzel kıyı şeritlerinden birine sahip olan Ordu’da birçok plaj bulunuyor. Hem tarihi hem de muhteşem doğasıyla Karadeniz’in en güzel şehirlerinden biri olan Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yere birlikte bakalım.

Kurul Kalesi

Altınordu’nun Bayadı köyündeki Kale’ye gitmek için kendi aracımla yola çıktım. Kurul için yapılan otoparka kadar araçla gelip uzunca bir merdiven çıktıktan sonra Kale’ye vardım. Tepeye çıktığım anda kazı alanının içindeydim, sağda solda kazılmış alanlar vardı. Yüksek bir tepe üzerindeki Kurul Kalesi, 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı. Bu bölgeye MÖ II. yüzyılda yerleşildiği düşünülüyor.

Kazılar ilk olarak 2010 yılında başlamış daha sonra 2011-2016 yılları arasında devam etmiş. Bu kazıların Karadeniz Bölgesinin ilk arkeolojik kazıları olması bölge halkının buraya olan ilgisini de artırmış durumda. Kazı alanında bir dehliz ve su sarnıcı da bulunuyor. Burada yapılan kazılar sırasında 250-300 tane merdiven, pişmiş topraktan çatı kiremitleri ve duvar örgüsü seramikleri bulunmuş. 2016 yılına kadar her şey normal giderken 2016 yılında kazılarda kale kapısında mermerden yapılmış bir Kybele heykeli ve yanında üç heykel daha bulunmuş. Kybele, birçok mitolojide benzer ya da farklı isimlerde adı geçen bolluk ve bereket tanrıçasıdır. Beni asıl etkileyen, böylesine önemli bir mitolojik karakterin Karadeniz’in yemyeşil bir tepesinde yüzyıllarca gizlenmesi oldu.

Kale içine, bölgedeki kazı çalışmalarında kullanmak ve çalışanların işini kolaylaştırmak için “Kazı Evi” kurulmuş. OBB bu kazı alanını geliştirmek ve her mevsim halka açık hale getirmek için piknik alanı, yürüyüş yolu ve seyir terasları yapmış. Burada her şey çok güzel, yemyeşil ormanların arasında bir arkeolojik kazı alanı ve dünya tarihi… Karadeniz’in havasına belli olmayacağını sanırım artık herkes biliyor o yüzden hazırlıklı gitmekte fayda var. Yağmurlu havalarda yanınıza mutlaka şemsiye ve yağmurluk almalısınız. Bir de kazı alanında gezerken dikkat edin toprak aşırı kaygan. Bir gün yolunuz Ordu’ya düşerse Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yerden biri kesinlikle Kurul olsun.

Kurul Kalesi
Kurul Kalesi

Yason Burnu

Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yerden 2.si olan Yason Burnu, Ordu’nun Cittaslow şehri Perşembe’nin Çaytepe köyünde bir yarımada. Burun hem arkeolojik hem de doğal sit alanı. Ordu merkezden kalkan Perşembe dolmuşları ile Yason’un olduğu yere geldim. Yolun kenarında inip buruna gitmek için bi’ 5 dakika yürümem gerekti. Yason, denizin içine doğru uzanmış, yemyeşil bir burun. Uç kısımda yıllar önce yapılmış bir deniz feneri var. Burada asıl dikkatimi çeken şey kıyıya yakın yerlerdeki taşların bölmeler halinde ayrılmış olması oldu. Sonra araştırdığımda öğrendim ki bunlar 4 bin yıl önce insanların taşları yontarak oluşturdukları balık havuzlarıymış.

Yason, Karadeniz sahilinde kilisesi olan tek yarımada. Kilise, yarımada üzerine işlenmiş bir aksesuar kadar hoş gözüküyor. Bu arada az kalsın unutuyordum, bu yarımada Altınpost Efsanesi’nin geçtiği yer. Yason ismi de efsanenin kahramanı İason’dan geliyor. Hikayenin tamamını okuduktan sonra böyle bir efsanenin geçtiği yerde bulunmak beni çok etkiledi.

Akşamüstüne kadar hiç sıkılmadan burada zaman geçirdikten sonra sandalyemi alıp burunun uç kısmına geçtim ve benzersiz bir gün batımı izledim, gerçekten muhteşemdi. Dönerken de burunun giriş kısmındaki kafede bir çay içmek için oturdum. Sahipleri çok tatlı insanlardı, biraz sohbet etme imkanımız oldu. Söylediklerine göre burada gün doğumu da en az gün batımı kadar güzel oluyormuş. Buranın 300 metre ilerisinde Yalancı Yason adında çok güzel bir yer varmış eğer fırsatını bulursanız orayı da gezebilirsiniz.

Yason Burnu
Yason Burnu

Taşbaşı Kilisesi

“Taşın hafızası vardır.”

Taşbaşı Kilisesi, Altınordu’nun merkezinde herkesin çok kolay ulaşabileceği Taşbaşı mahallesinde bulunuyor. Taşbaşı Ordu’nun en eski mahallelerinden biri ve Kentsel Sit Alanı olarak belirlenmiş. Merkezden yürüyerek eski Taşbaşı evlerinin de olduğu kilise alanına geldim.

Demir bir kapıdan kilisenin bahçesine girdiğimde heykeller, ağaçlar ve oturup deniz manzarasını izlemek için banklar olduğunu gördüm. Şu an denize belki 150-200 metre mesafede olan kilisenin yıllar önce ayakları zaten sudaymış. Kilise dikdörtgen tarzda inşa edilirken, kubbesi haricindeki tüm bölümleri kesme taştan yapılmış. Ortadoks Hristiyan Rumlar tarafından 1853 yılında yapılan kilise, 937- 1977 yılları arasında cezaevi olarak kullanılmış. Özgür olmamak fikri zaten korkunçken bu kadar güzel bir yerde özgür olmamak daha da korkunç olmalı. Velhasıl kelam, 2000 yılına gelindiğinde bir kültür merkezi olması için arkeoloji müzesine dönüştürülmüş. Şu an da bir Kültür Sanat Merkezi olarak kullanıyor.

Kilisenin içinde resim sergileri düzenleniyor ve giriş ücretsiz. Ben “Leonardo Da Vinci’ye Saygı” sergisine denk geldim, muhteşem bir sergiydi. Eğer buraya yolunuz düşerse kiliseden ayrıldıktan sonra Taşbaşı sokaklarını gezmeyi unutmayın.

Taşbaşı Kilisesi
Taşbaşı Kilisesi

Perşembe Yaylası

Ordu’nun Aybastı ilçesindeki menderesler Perşembe Yaylası’nda bulunuyor. Yayla merkezinde yemek yemek ve bir şeyler içmek için tesisler var. Buranın meşhur yerlerinden biri olan Karga Tepesine kadar yürüdükten sonra menderesleri görebildim. Karadeniz bölgesinde bu mendereslerin başka bir benzeri bulunmuyor. Yüksek rakımdan mı yoksa temiz havadan mı bilemiyorum ama burada insanın başı dönüyor. Bu bölgenin yüksekliği yaklaşık 1500 metre. Dünya mirasları arasında yer alıp korunması için başvuru yapılan mendereslerin tescil işlemleri artık son aşamalara gelmiş.

Mendereslere tepeden bakmayı bırakıp yakından görmek için aşağı yanlarına gitmeye karar verdim. Etrafta koyunlarını otlatan çobanlar vardı. Yanımıza gelip bizimle sohbet ettiler, çok cana yakın ve sıcak kanlı insanlardı. Onlardan öğrendiğimize göre temmuz ayları burada şenlik aylarıymış: yarışmalar, konserler, güreş müsabakaları, at yarışları ve kültürel etkinlikler düzenleniyormuş. Temiz havada derin nefesler alıp hayat telaşlarına kısa bir ara vermek istiyorsanız buraya gelebilirsiniz.

Perşembe Yaylası
Perşembe Yaylası

Boztepe

Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yerden sonuncu olan Boztepe’ye geldik. Ordu, Boztepe’nin eteklerine kurulmuş yeşil ve mavinin iç içe olduğu bir şehir. Şehirden yüksekliği 450 metre olan tepe, tüm şehri baştan başa görebiliyor. İsterseniz araçla isterseniz de teleferikle tepeye çıkabilirsiniz. Eğer yükseklik korkunuz yoksa siz de benim gibi teleferiği tercih edebilirsiniz. Teleferik yaz aylarında daha kalabalık oluyormuş bu yüzden sıra beklememek için sabah erken saatlerde istasyonun önüne geldim. Gişeden bilet alıp sıraya geçiyorsunuz ve görevliler kalabalığa göre sizi kabinlere bindiriyor. Yoğunluk varsa 6-7 kişi gidiyorsunuz, yoğunluk yoksa tek başınıza ya da arkadaşlarınızla da gidebiliyorsunuz.

Yukarı çıktıkça manzara güzelleşiyor. Tepede yöresel ürünler satan küçük yerlerden hediyelik eşya ve meşhur Ordu Fındığı alabilirsiniz. Tepe çok büyük değil manzarayı seyrederek gezdikten sonra bir şeyler yiyip içebileceğiniz mekanlar bulunuyor. Fiyatlar şehir merkezine göre daha pahalı, alışveriş yaparken dikkat etmelisiniz. Boztepe’nin en güzel yanlarından biri de yamaç paraşütü yapılması. Uçuş için küçük bir pist var, oradaki pilotlarla konuşup yamaç paraşütü yapabilirsiniz.

Boztepe
Boztepe

Ordu’ya gelip bu kadar etkileneceğimi tahmin etmiyordum, yıllardır aklımızda yer etmiş Karadeniz algısından çok farklı ve çok güzel bir yer. Kültür, sanat, tarih ve mitoloji hepsi bir arada. Üstelik sadece pancar (kara lahana) ve mısır ekmeği de yemiyorlar, Ordu’daki birçok mekanda çok güzel pideler yapıyorlar. Ordu’da Gezebileceğiniz 5 Yer yazımın sonuna geldik. Karadeniz’den Marmara ve Ege taraflarına geçmek isterseniz de Bozcaada’da Görmeniz Gereken 5 Yer adlı yazıma bakabilirsiniz.

Leave a Reply